OSMANLI’DAN RUMELİ’YE İLK GÖÇ: BALKANLAR’A KURULAN KÜLTÜR KÖPRÜSÜ

Osmanlı’nın Rumeli ile tanışması, Türkmenlerin 1352 yılında Trakya’ya gelerek Gelibolu’daki Cinbi Kalesi’ni fethetmeleri ile başladı. Bu fetihler sırasında teslim olan şehirlerde yerli halkın güvenliği sağlanırken, direnen şehirler yağma edildi.

Balkanlar’daki askeri harekâtın ilk komutanlarından olan Karesi kökenli Hacı İlbey; Meriç kenarında fethettiği Burgos’a yerleşerek, Dimetoka’ya baskı uyguladı. Gazi Evrenos Bey ise yine Meriç Vadisi’nde yer alan Keşan Hisarı üzerinden İpsala’yı tehdit etmekteydi. Edirne’nin fethi (1361) sonrasında Lala Şahin ise büyük kuvvetlerle hareket ederek Rodop-Balkan dağ silsileleri arasındaki tarihi Kapulu-Derbend’e dayandı ve İhtiman Ovası’ndaki halkı Osmanlı himayesi altına aldı. Aynı dönemde Arnavut beyleri de Bursa’ya gelerek Sultan Bayezid’e bağlılıklarını bildirmişti.

Osmanlı’nın Trakya’yı fethinden hemen sonra bu topraklara ilk yerleşenler, Karesi ile Kaz Dağları arasından Çanakkale Boğazı’nı geçen bir Türkmen grubu oldu. Böylelikle başta Bolayır ve Malkara olmak üzere bölgede, Bulgurlu, Esendük, Şeyh Halil, Kara Ahi gibi Türkçe isimler taşıyan çok sayıda köy ve yerleşim yeri kuruldu.

Osmanlı yönetimi, Anadolu’nun nüfusuna göre yetersiz ve verimsiz kalan topraklarına karşı buralarda bulunan halkını Balkanlar’a göç ettirdi. Böylece yeni fethedilen harap memleketler şenlendirilerek, mamur kılındı. Bu süreçte Tasavvuf erbabından baba, derviş, fakihler için Anadolu’dakilere benzer zaviyeler açmak, mescit ve tekkeler tesis etmek de bulunuyordu. Osmanlı’nın Dimetoka’da kurduğu ilk sosyal ve dini kurum, bir Bektaşi tekkesi olan Abdal Cüneyd Zaviyesi oldu. Türkmen babası olan Kızıl Delü Sultan da Dimetoka’ya yerleşti. Yıldırım Bayezid tarafından kendisine 3 köyün mülknamesi verildi ve zamanla burası evlatlık vakfı haline geldi.

Balkanlara sadece Türkmenler yerleştirilmedi. Pamuk, yün, ipek, deri ve maden gibi ham maddelere dayalı üretim yapan sanayi kesimi için de ayrı loncalar oluşturuldu. Dellal, cambaz, simsar gibi ticaret erbapları; mimar, yapucu, neccar gibi yapı ustaları ve mekkari, deveci gibi nakliyeciler esnaf teşkilatları içinde yerlerini aldı. Şehirlerde bedesten, han ve esnaf çarşıları oluştu. Böylece bu topraklardaki Osmanlı düzeninde modern şehirlerin ilk örnekleri ortaya çıktı. Örneğin küçük bir yerleşim bölgesi olan Vrhbosna’da Sancakbeyi İsa Bey’in inşa ettirdiği köprü, suyolu, hamam, kervansaray, imaret, çarşı ve değirmenler ile Sarayevo’nın temelleri atıldı. Filibe, Sofya, Belgrad, Üsküp, Manastır, Köstence ve Rusçuk gibi ufak yerleşim birimleri de gelişerek büyük kentler haline geldi.

Vardar Yenicesi, Sol Kol’da (Via Egnatia) Teselya ile Güney Yunanistan’a ayrılan noktada kuruldu. “Evrenos Yaylası”ndan çıkan suyun yer altı kanalları ile şehrin imaret ve çeşmelerine taşınmasını sağlayan Hacı Evrenos Gazi; ayrıca şehre 3 hamam inşa ettirdi. Osmanlı ordusunun Yunanistan, Arnavutluk ve Sırbistan seferlerinde toplanma noktası olarak kullandığı bu yöreye; 1385’te Sultan I. Murat ve 1393’te Sultan Bayezid, Anadolu’nun Saruhan (Manisa çevresi) bölgesinden gelen yörükleri yerleştirdi.

Selanik ve çevresinde; deri, tiftik ve diğer yünlü ürünlerin işlenme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve vakıf, han, bedesten, dükkân, hamam gibi şehircilik alt yapısı elemanlarının varlığı, yepyeni bir sosyo-ekonomik oluşumun işaretçisi kabul edildi.

Hezargrad (Razgrad) kısa sürede kentsel yapılarla donatıldı ve Türkçe isim taşıyan beş mahalle oluşturuldu. Dükkân, ev, hamam, boyahane ve buzhane gibi yapılar inşa edildi.

 

Mohaç Meydan Muharebesi

Salla Rumeliye Geçiş